alposman koparan

Merhaba Arkadaşlar.
Ben Alposman KOPARAN. 1976 Ankara doğumluyum. Ancak nüfusum Istanbul Pendik'e kayıtlı. ilköğretim yurt dışında, Liseyi üsküdar da, üniversiteyi ise Konya Selçuk Üniv., Ziraat Fak., Tarımsal Makine Müh.'inde okudum. İş hayatına Konya'da başladım.
Şu an "TÜYAP KONYA FUARCILIK A.Ş.'de Proje Müdürü olarak çalışmaktayım.
Bu siteyi ilk olarak 2000'nin başında kurmuştum. ilk adresi :
  www.dcindex.4t.com idi. 2001'de en popüler ücretsiz alan veren geocities'e geçtim. Hem banner yok, hem ftp var, hem alanı geniş hem'de hızlı açılıyordu. Fakat sonradan ftp kalkınca başka siteye geçtim. Adresim sonradan: http://dcindex.com.tr.tc oldu. Sonraki aylarda üretli domainler iyice ucuzlayınca bir domain aldım : http://dc.tmindex.com Ve son olarakta karşınızda: www.diecastturk.com Yeni domainimiz...


İlgi alanlarım : Statik modelcilik (Gemi, Uçak vb.) R/C (Uçak, Otomobil, Tekne) ve Die-cast Model Otomobiller ve amatör Müzik Yapımı (New Age, Ambient, Electronic). Ayrıca Web ve Grafik tasarımı ile profesyonel olarak ilgileniyorum.

Türkiyedeki ilk Diecast oto ile ilgili web sayfası ve forumu olma özelliği ile bu durumdan ayrıca son derece gurur duyuyorum. İlerleyen zamanla dahada çok tanınan ve büyüyen forum, Medyadada yer almaya başlayarak, dahada popüler hale gelmektedir.

Modelcilik serüvenim:

Genelde her erkek çocuk gibi bende 5 yaşımda tanıştım Diecast arabalarla. Yıl 1981 idi. Matchbox'lar, ve Majorette'ler süslerdi hayallerimi. Yaş 7-8 olunca Bburago'lara dadandım. 1/43 Ferrariler beni mest ederdi. Yaş 10 olduğunda, 1/24 ve 1/18 ölçekleri, TV, kütüphane vb. gibi nesnelerin önüne yada üstüne koyma hastalığım başladı. Sürekli gözümün önünde olmalarını isterdim. Zamanla 4-5 adet model yetmemeğe başladı. Ve harçlıklarımı biriktirerek 1/18'leri teker teker edinmeye başladım. Sayıları arttıkça, modellerime el sürdürmemeye başladım. Benim yaşım 11-12 olmasına rağmen, benden büyüklere bile el değdirmemek için çaba sarfeder, özellikle misafir geleceği zamanlarda modelleri yatak altı yada dolap içlerine saklardım. Ailemden hiç bir zaman yadırgama yada küçümseme görmedim.

Çünkü Annem olmasada Babam zaten Modelcilik ruhuna sahipti ve birebir alır uygulardı. Daha çok R/C merakı vardı ama sonuçta oda bir modelci olduğu için teşvik gördüm sürekli (hâlâda görüyorum). Bu kadar zaman içinde, Kırılan, hediye edilen, taşınırken yada durupdururken kaybolan, satılan, çalınan vb. gibi olaylardan dolayı elimden bir şekilde çıkan modellerimin sayısı bugün var olsalardı, sanırım en az 1500 adet olurdu. Bazen üzülürüm, bazende varsın olsun derim kendimce. Çünkü zamanla farklı markaları tanıdıkça, ve kalitenin sürekli değiştiğini ve yükseldiğini gördükçe, eskilerin önemi kalmıyor zamanla. Tabi bu görüş bana ait. Çünkü Koleksiyonun ve Modelciliğin çok çeşitli yolları (temaları) var. Ben bazılarını denedim: Üretici, Renk, Marka, Ülke, vs. vs.

Ancak en son verdiğim karar ile, Bazı modelleri elden çıkararak, En iyilerini elde etmeye karar verdim. Üretici teması yani. Az olsun, öz olsun, ama benim olsun mantığı. Modelde önce Motor detayına, Sonra jant detayına sonrada iç detayına diye bir önem sırası belirledim kendime göre. Bu özellikleri benim bakış açıma göre sadece 2-3 model üreticisi sağladığını gördüm ve şu an o markaların modellerini almaya gayret ediyorum. Araç markası, üretim yılı, yada ülkesini gözetmeksizin. Detayı üst düzey olsun yeter. Bu nedenle bir nevi sil baştan yaptım ve model işine yeniden bir giriş yaptım. Şu anda elimde fazla bir model kalmadı, çok fazlada artması taraftarı değilim. Çünkü kendimce bazı takıntılarım var : Yer kaplamaları, fazla model olursa değerlerinin kaybı (kendi içimde) vs. vs.

Bu nedenle bir koleksiyoner olarak değilde, bir modelci olarak kalmayı seçtim

Çoğu koleksiyoner aldığı modelleri kutularında saklar. Dağ gibi yığılır evin yada ofisin bir kenarına. Ancak ben kutusunda kalması taraftarı değilim. Ve mutlaka en az seviyede toz alan bir camekanda teşhir edilmesinden yanayım. Ayrıca raflara tıka basa değilde, mümkün olduğunca rahat ve her açıdan görülebilir bir pozisyonda olmasına dikkat ederim. Tabi bu arada modelin açılabilen tüm aksamınında açık halde olmasını hatırlatmama gerek yok sanırım... Özellikle motor bölümünü sergilemekten ayrı bir zevk almaktayım.

Buradan, elimdeki modellerin detaylı fotoğrafları ve incelemelerini bulacaksınız, iyi eğlenceler.